Hemen söyleyeyim, Gar'da değil. Filistin sokak üzerinde, Gaziosmanpaşa'da.
Ankara'aki en favori lokantamdır. Evime yakın oluğu için yıllardır giderim. Yazın bahçesine doyulmaz. Kışın duvarları Atatürk fotoğraflarıyla bezenmiş iç mekan da ayrı güzeldir.
Yerinize oturmadan önce gidip sulu yemeklere ve mezelere bakarsınız. İstediklerinizi orada görerek söyler, tabağa istediğiniz kadar koydurursunuz. Bir sürü değişik ot türünden değişik mezeleri vardır. İsimlerini bir türlü öğrenemedim :)
Sulu yemekleri vardır. Izgara ve balık çeşitleri oldukça zengindir. Tatlı çeşitleri boldur. Duble kaymaklı ayva tatlısı için kışı beklemeniz gerekir. Pide fırından sıcak sıcak çıkar ki, "yemek yerine sadece pide yesem nasıl olur" diye düşünmeden edemezsiniz. Hepsi samimi ve güler yüzlü olan garsonlarına "Şef bana bir bal muz kaymak yapsa ya." derseniz de sizi geri çevirmezler. Arnavut ciğerini "Bir tavada çevirseniz." derseniz, arnavut ciğeri hemen gider ve bir kaç dakika sonra daha da harika olarak geri gelir.
Yazın, Cuma akşamları kuzu çevirme vardır.
Bölgede oturan bir çok yabancı ve Ankara'nın muhtelif "ileri gelenleri" daimi müşterileri arasındadır. Ha bir de ben :)
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
uykusuzluk üzre yazılmıştır 1
gözümden akan uyku nereye kaçtın madem kaçacaktın ben neden yattım sen kaçıp gidince ben bana kaldım gökte yıldızları sayar dururum kapadın ...
-
gözümden akan uyku nereye kaçtın madem kaçacaktın ben neden yattım sen kaçıp gidince ben bana kaldım gökte yıldızları sayar dururum kapadın ...
-
takvimin obirinde aylardan nisan iken ikibinonikide ebcedini düşürdüm ay altında bu şehre artık seni benden gayri kim bilirse bilsin kim kok...
-
avcumun içinde eski bir savaş yarası gibi evimin soğuğu şimdi ve ardında saatleri durduran koskoca bir boşluk her soluğun buhar olup tekrar ...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder